top of page

DANIŞMANLIK PROJELERİNDE SIK YAPILAN 7 HATA! (ve Başarılı Projeler için Doğru Yaklaşımlar)

  • Yazarın fotoğrafı: Info
    Info
  • 24 Eki 2025
  • 3 dakikada okunur
atd danismanlik, projeler, hatalar, süreç, ar-ge

Danışmanlık projeleri, doğru planlandığında işletmelerin büyümesini hızlandırır; yanlış yönetildiğinde ise hem zaman hem kaynak kaybına yol açar.

Birçok kurum, danışmanlık hizmetinden “beklenen faydayı alamadığını” söyler.

Aslında sorun çoğu zaman danışmanın kalitesinden değil, proje yönetiminde yapılan temel hatalardan kaynaklanır.

 

ATD Danışmanlık olarak onlarca proje deneyiminden biliyoruz:

Başarılı bir danışmanlık projesi, doğru hedef, net sorumluluklar ve sürekli iletişim üzerine kurulur.

İşte en sık yapılan 7 hata ve bunlardan nasıl kaçınılacağı 👇


 

1. 🎯 Hedeflerin Belirsiz Olması

  

Danışmanlık projelerinin en yaygın sorunu: “tam olarak neyi başarmak istiyoruz?” sorusuna net bir yanıtın olmamasıdır.

 

Birçok işletme, danışmanı “sorun çözsün” diye çağırır ama sorunu net tanımlamaz.

Bu durumda hem danışman hem müşteri farklı yönlere odaklanır, sonuçta proje dağılır.

 

✅ Doğrusu:

  

  • Proje başlamadan önce ölçülebilir bir hedef listesi hazırlayın.

  • Örneğin:

    • “Üretim maliyetlerini 6 ayda %10 azaltmak”

    • “KOSGEB başvurusu için Ar-Ge altyapısını hazırlamak”

    • “Yeni ERP sistemini canlıya almak”


  • Hedefleri yazılı hale getirin, her iki tarafça onaylansın.

  

2. 🕰️ Başlangıçta Net Bir Takvim Oluşturulmaması

  

Projelerde “ne zaman biteceği” belirsizse, o proje genellikle uzar.

Zaman uzadıkça motivasyon düşer, maliyet artar.

  

✅ Doğrusu:

 

  •  Proje planına, kilometre taşları (milestone) ekleyin:

    • Başlangıç toplantısı

    • Analiz raporu teslimi

    • Pilot uygulama

    • Nihai teslim


  • Her aşama sonunda kısa bir değerlendirme yapın.


    Bu, danışmanlık sürecini hem şeffaf hem ölçülebilir hale getirir.

 

3. 🤝 Roller ve Sorumlulukların Karışması

 

Birçok danışmanlık projesinde “bunu kim yapacak?” sorusu sonradan gündeme gelir.

Danışman yönlendirme yapar, müşteri bekler; müşteri veri ister, danışman analiz bekler…

Sonuç: ilerlemeyen bir proje.

 

✅ Doğrusu:

 

  • Proje başlangıcında, herkesin görevini yazılı belirleyin.

  • Örneğin:

    • Danışman → analiz, raporlama, yönlendirme

    • Müşteri → veri paylaşımı, iç onay, uygulama


  • Gerekiyorsa küçük bir “rol tablosu” oluşturun.

 

Bu basit adım, projenin %50 daha verimli yürümesini sağlar.

 

4. 📉 Veri ve Bilgi Paylaşımındaki Eksiklik

 

Danışman, işletmenizi anlamak için veriye ihtiyaç duyar.

Ama çoğu zaman müşteri “bunları daha sonra gönderelim” der.

Eksik veriyle yapılan analizler yanlış yönlendirmelere yol açar.

 

✅ Doğrusu:

 

  • Proje başlamadan önce gerekli belgeleri listeleyin: finansal tablolar, üretim verileri, süreç akışları, insan kaynağı bilgileri.

  • Bu verilerin gizliliğini güvence altına almak için Gizlilik Sözleşmesi (NDA) imzalayın.

  • Ne kadar açık paylaşırsanız, danışman o kadar isabetli çözüm sunar.

 

5. 💬 İletişim Eksikliği veya Aşırı Resmiyet

 

Bazı projelerde taraflar sadece “resmî toplantılarda” görüşür.

Oysa danışmanlık, sürekli geri bildirimle ilerleyen bir süreçtir.

İletişim zayıfsa, danışman sahayı anlayamaz; müşteri de ne yapıldığını bilmez.

 

✅ Doğrusu:

 

  • Haftalık kısa durum toplantıları (15–20 dk) planlayın.

  • Ortak bir iletişim kanalı belirleyin (örneğin, özel WhatsApp/Slack grubu).

  • Açık, samimi ama profesyonel bir iletişim dili kurun.

 

Unutmayın, “fazla iletişim” hiçbir projeyi batırmaz; eksik iletişim batırır.

 

6. 🧾 Proje Sonuçlarının Belgelendirilmemesi

 

Danışman “işi bitirdi”, ama kimse neyin değiştiğini, hangi faydanın sağlandığını bilmiyor.

Bu durumda proje, hafızalarda sadece “bir çalışma yapmıştık” olarak kalır.

 

✅ Doğrusu:

 

  • Her projenin sonunda kısa bir “Sonuç Raporu” hazırlansın:


    • Başlangıç durumu

    • Yapılan çalışmalar

    • Elde edilen faydalar (örnek: %X iyileşme, Y TL tasarruf)


  • Raporun bir kopyası müşteride ve danışmanda saklansın.

  • Bu doküman, gelecekteki teşvik başvurularında da referans olur.

 

7. 🚀 Proje Sonrası İzleme Yapılmaması

 

Danışman projeleri çoğu zaman “rapor teslim edildi, bitti” diye kapanır.

Oysa gerçek fayda, uygulamadan sonra ortaya çıkar.

Uygulama sürecinde danışmanın desteği devam etmezse, öneriler kağıt üzerinde kalır.

 

✅ Doğrusu:

 

  • Proje sonrası 1-3 ay arasında kısa izleme toplantıları planlayın.

  • “Önerilerden hangileri hayata geçti, sonuçlar ne durumda?” sorusunu sorun.

  • Gerekiyorsa “mini danışmanlık paketi” ile destek süresini uzatın.

 

ATD Danışmanlık olarak biz, her proje sonunda 30–90 günlük izleme süreci öneriyoruz.

Bu, danışmanlık etkisinin ölçülebilir hale gelmesini sağlar.

 

🧠 Sonuç: Danışmanlık, Bir Yol Arkadaşlığıdır

 

Başarılı danışmanlık projeleri sadece bilgi değil, işbirliği gerektirir.

Danışman ne kadar deneyimli olursa olsun, müşteri tarafı sürece dahil değilse proje eksik kalır.

Aynı şekilde, müşteri ne kadar istekli olursa olsun, danışman süreç yönetiminde disiplini korumazsa ilerleme sağlanamaz.

 

En etkili sonuçlar, ortak akıl ve düzenli iletişimle ortaya çıkar.

 

🧭 ATD Danışmanlık’tan Öneri:

 

Bir danışmanlık projesine başlamadan önce şu 3 soruyu kendinize sorun:

 

  1. Ne elde etmek istiyorum?

  2. Hangi verileri paylaşmaya hazırım?

  3. Uygulama sürecine aktif olarak katılacak mıyım?

 

Bu soruların cevabı netse, projeniz başarıya ulaşır.


📞 Destek ve Danışma

 

Projelerinizin başında, planlama ve uygulama aşamalarında ATD Danışmanlık olarak yanınızdayız.

Deneyimli ekibimizle Ar-Ge, teşvik, süreç yönetimi ve stratejik büyüme alanlarında size özel çözümler sunuyoruz.


Her türlü soru ve görüşleriniz için bizlere damla.dogan@atddanismanlik.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorumlar


bottom of page